Lambdaistanbul Gökkuşağı ile İstanbul`u boyamaya hazırlanıyor. İstanbul`u yine etkinliklere boğacak dolu dolu bir program hazırlanmış. Tiyatrolar, performanslar, sergiler, atölyeler, paneller ve en önemlisi Onur Yürüyüşü bu sene de bizlerle. Sen Yoksan Bir Eksiğiz!
Programın tam hali şöyle:
18 HAZİRAN CUMA
Saat: 19.30–21.30
Yer: Sanatorium Sivil Sanat İnisiyatifi - Çağdaş Sanat Galerisi
18. LGBTT Onur Haftası Sergisi Açılışı : “Aile Salonu”
Küratör: Milen Nae
“Aile Salonu”, aile kavramıyla ilgili çalışan uluslararası 10 sanatçının deneyimlerini, eserlerini paylaşacağımız bir alandır. Bu alan, aile kavramının çekirdeğe sıkışmış sınırlı tanımına alternatifler sunma arzusu taşır. Parçası olmak istediğimiz ailelerin yaratılış süreçlerinde deneyim, yorum ve eleştirileriyle bize ilham veren sanatçılar; insani yaratıcı gücün sınır tanımazlığını, gündelik hayata, eve ve ailelere yansıtma çabalarını “Aile Salonu”nda bizimle paylaşacaklar. Onur Haftası “Aile Salonu”, umuyoruz ki, bizi toplumsal aile tanımını onaylamak adına sınırlandırılmış bir alana hapseden aile salonlarının aksine; kendi benzersizliğimizi kabul edişimiz ile benzersiz ailelerimizi yaratma sorumluluğunu alışımızın kutlandığı sınırsız bir alan yaratacak.
Saat: 22.30–04.00
Yer: Eski Dirty
“Açılış Partisi”
Ece Ö.
Mr. Sur
DJ Balık Kraker
19 HAZİRAN CUMARTESİ
Saat: 11.00–13.30, 19.30–21.00
Yer: Lambdaİstanbul Kültür Merkezi
Atölye: Kendi dildonu kendin yap...
Moderatör:Milen Nae
El sanatları teknolojileri ile yaratıcılığın cinselliğini buluşturuyoruz. Farklı beklentilere yanıt verecek basit tasarımlı seks oyuncaklarını, piyasanın tektipleştirici mantığına karşı arzu ve beklentilerimize göre kendimiz yapıyoruz. Çay-kahve eşliğinde sex sohbetleri, zevkler ve meraklar ile renklenecek atölyede; ulaşılması zor, pahalı sex oyuncakları yerine geri dönüştürülmüş malzemeleri baz alarak oyuncaklarımızı kendi ellerimizle yapıyoruz.
(Katılımcı sayısı:20 )
Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Cinselliğimiz hakkında konuşmak, cinsel kimlik ve yönelimlere özgürlük isteyenlerce bile çoğu zaman neden tabudur? Sevişir gibi tutkuyla siyasi direniş koymak mümkünse siyasi bir tavır olarak da neşeli ama önem atfederek neden cinselliklerimizden de konuşmayalım ve bunu kimliklerimiz üzerinden değil bir adım ötesine geçip deneyimler üstünden konuşursak bu bizi nereye götürür? Çeşitli oyun ve teknikler eşliğinde bu soruların cevaplarını araştıracağımız atölyeye, "kadınlarla cinsellik ve kadınlık deneyiminden geçmiş ve geçmekte olan bireyler" davetlidir.
(Katılımcı sayısı:30 )
Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 15.30–17.30
Yer: Lambdaistanbul Kültür Merkezi
Atölye: Erkek Erkeğe Güvenli Seks
Moderatör: Murat Yüksel (Pozitif Yaşam Derneği)
Atölyede tartışmaya açılacak sorular: HIV/AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar neden eşcinsel erkekler için konuşulamayan konulardır? Cinsel yönelim ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında, önyargılarla beslenerek doğrudan kurulan ilişki, eşcinsel erkeklerin cinsel ve ruhsal sağlıklarını nasıl etkiler? HIV/AIDS nedir? Nasıl korunulur? HIV`le yaşayan eşcinsel arkadaşlarımızın, hem eşcinsel topluluğu içinde hem de genel olarak toplumda karşılaştıkları ayrımcılıkla mücadele etmek, neden eşcinsel hareket için önemlidir?
Katılımcı sayısı: 30
(Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 18.00–20.00
Yer: Cezayir Apartmanı
Sergi açılışı: “Proudly African and Transgender”
Güney Afrikalı sanatçı ve aktivist Gabrielle Le Roux; Uganda, Zimbabve, Güney Afrika, Botsvana, Namibya, Kenya, Burundi’den transgender insan hakları savunucuları ile birlikte çalışarak oluşturduğu sergisi ile 18. Onur Haftası’nın konuğu oluyor. 10 transgender aktivistin onurlarını cesaretlendirmenin ve onlardan ilham almanın ifadesi olarak çizilmiş portrelerine, aktivistlerin anlattığı hayat hikâyeleri eşlik ediyor. Af Örgütü’nün LGBTT çalışmaları kapsamında desteklenen sergi, hepimizi Afrikalı LGBTI mücadelesiyle dayanışmaya çağırıyor.
Saat: 22.30–04.00
Yer: Leyla Teras
“Hangi Kadın Partisi?”
fiyakan yerinde, çek üstüne kostümünü
ol janti yada tak takıştır sür sürüştür
e olmadı kıyır kıyır hepsini karıştır...
şapka, bıyık, ruj, dantel, kravat, etek, pantalon...
kuşanıp da gelmeyenin hatırı kalır...
20 HAZİRAN PAZAR
Saat: 12.30–16.30
Yer: Leyla Teras
Atölye: "hegemonik erkekliğin başat formu olarak baba ve heteroseksizm"
Moderatör: atalay göçer - kürşad kızıltuğ
Toplumda egemen yasanın kaynağı, baba otoritesine tekabül eder. Hegemonik erkekliği bir süreç olarak düşündüğümüzde, her erkeğin varacağı nihai hedefin zürriyetini ispatlamak yani baba olarak soyunu devam ettirmek şeklinde belirlendiğini hayatlarımızdan biliriz. Bu bakımdan erkekliğin bir otorite kaynağı olarak şişirilmiş varlığının en üst noktası, “baba olmak” ile şekillendirilmiştir. Erkekliğin bu biyolojik determinist kavranışı, cinsel yönelim farklılıklarına ve cinsiyet geçişlerine izin vermez. Bu meselenin etrafında birçok ilişkili konuya bakılabilir. Bu atölyede aşağıdaki başlıklar etrafında bazı tartışma oturumları yapmak hedeflenmektedir:
· Aile içinde ve toplumsal ilişkilerde babalık ya da “baba” figürü (Toplumsal Babalık)
· Toplumsal erkeklik, otorite, hiyerarşi; “Erkek Egemenlik” mi “Ata Erkillik” mi?
· Çekirdek ailenin biyolojik determinist mantığı ile ebeveyn rolleri arasındaki bağlantı.
· Üreme temelli cinsellik anlayışı, genel ahlak ve heteroseksizm ilişkisi.
· Toplumsal cinsiyet ilişkilerinin sonraki kuşaklara aktarımının kaynağı olarak çekirdek aile. Transfobi, homofobi ve çekirdek aile mantığı.
(Katılımcı sayısı:30)
(Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 15.00–17.00
Yer: Çıplak Ayaklar Dans Stüdyosu
Atölye: Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim Değil!
Direnişin Ritimleri, herkesi 27 Haziran 2010 günü Onur Yürüyüşü’nde dans etmeye davet ediyor!
Bizler, sambayı politik bir eylem olarak kullanan, sınırlar ötesi bir birlikteliğe omuz veren, anti-kapitalist ve anti-otoriter aktivistleriz.
Karnavallardan esinlenip eğlenceyi taktiksel kullanarak, hâkimiyet kurmuş sistemleri eleştirir ve bu hâkimiyete karşı dururuz. Sömürüye, ayrımcılığa ve baskıya karşı mücadele eden herkesi doğrudan destekleriz. Bizim için pembe, gümüş, rengârenk kıyafetler giymek ve tüyden eşarplar takmak eğlenceli olduğu kadar politiktir de.
Gelin! Hep Beraber Onur Yürüyüşü’ne hazırlanalım!
(Katılımcı sayısı:30)
(Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 18.00–19.30
Yer: Lambdaistanbul Kültür Merkezi
Atölye: Açılma Hikâyeleri -1
Moderatör: Sophia Starmack
Açılma Hikâyeleri
Hikâye anlatmak temel bir ihtiyaçtır. Başarılarımızı ve mücadelelerimizi başkalarıyla paylaşarak, kendimizle gurur duyabilir ve çoğumuzun cinsel yönelimlerimiz ve cinsel kimliklerimizden dolayı yüzleşmek durumunda kaldığı sessizliğe meydan okuyabiliriz. Bu atölyede, farklı teknikler kullanarak açılma hikâyelerimize odaklanıp, onları kâğıda dökeceğiz. Bu çalışma herkese acıktır. Atölye İngilizce olacak, Türkçeye tercüme edilecektir. Katılımcılar kendilerini istedikleri dilde ifade edebilirler
Katılımcı sayısı: 15
(Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 20.00- 21.30
Yer: Rengahenk Sanat Evi
Performans/Sohbet: "kimyam tenime uymuyor"
Moderatör: Voltrans :Trans Erkek İnsiyatifi
Trans erkekler de diğer insanlar gibi bir hayat yaşar. Bir zamanlar çocuktular, ergendiler. Şimdi yetişkinler. Okulda, mahallede, köyde iyi kötü anıları vardır. Aileleri, arkadaşları vardır. Önyargılar, tanımlamalar vardır. Gelin, hep birlikte trans erkeklerin öyküleriyle birbirimize değelim.
21 HAZİRAN PAZARTESİ
Saat: 16.30–19.30
Buluşma Yeri: Lambdaistanbul Kültür Merkezi
Üniversiteli buluşması
1969 Haziranında New York’ta bir barda başlayan Stonewall İsyanı; 68 baharında Paris’te bir üniversitede öğrenci eylemi olarak başlayan ve kısa sürede önemli işçi grevlerinin, feminist örgütlenmelerin, savaş karşıtı mücadelenin yanyana geldiği bir toplumsal hareketliliğe dönüşüp tüm dünyaya yayılan mücadele dalgasının bir parçası olmuştur. 68`in uyanışına, başkaldırışına sebep olan eşitsizlikler hala devam ederken, üniversiteli LGBTT bireyler biraraya gelerek kendi sözlerini söylemeye başladılar. İşte biz Üniversiteli topluluklar, kulüpler, salt öğrenciler biraraya gelip tanışacağız, deneyimlerimizi aktaracağız: Neler yaptık, nasıl yaptık, neler kazandık? Üniversiteli LGBTT mücadelesinin önümüzdeki seyrini konuşup, tüm üniversiteli LGBTT`ler olarak tanışıp, dayanışacağız.
Bilimsel, demokratik, özgür bir üniversitenin yolunun bizlerin de içerisinde olduğu bir hareketle olacağını bir daha tekrar edeceğiz.
Saat: 21.00– 23.00
Yer: Zincirlikuyu Karting Park&Halı Saha
Futbol Maçı:“2010 Kupa Finali” :Rainbow Rangers – Queer United
Hakem: Halil İbrahim Dinçdağ
“İçindeki futbol aşkı bambaşka” olanlar, Onur Haftası için özel olarak düzenlenen futbol müsabakasında bir araya geliyor. LGBTT futbolculardan oluşan karma takımların kıran kırana mücadele edeceği maçı, “hakemimiz” Halil İbrahim Dinçdağ yönetecek.
22 HAZİRAN SALI
Saat: 16.00 -18.00
Yer: Tütün Deposu
Panel: GÖÇ ve LGBT
Konuşmacılar: Fırat Kaya ( hevjin LGBT Diyarbakır Gönüllüsü)
Sebahat Tuncel ( BDP İstanbul milletvekili)
Yrd. Doç.Nazan Üstündağ (Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü)
Kürtlerin yaşadığı yoğun göç üzerine bir tartışma açmayı düşünüyoruz. Bunun yanı sıra Kürt LGBTT bireyleriyle sıkça yan yana düşünülen göç kavramı üzerinde durmayı planlıyoruz. Kürt eşcinsel ve transseksüellerin var olma mücadelesinin uzun zamandır ikinci adı olan göç kavramını konuşacağız.
(Dünyada ve Türkiye’de ilk Kürtçe ve Türkçe LGBT dergisi olan “hevjin dergisi”nin Göç dosyalı 2. sayısı ücretsiz dağıtılacaktır.)
— Hevjin LGBT Derneği’nin katkılarıyla
Saat: 18.00–19.30
Yer: : Lambdaistanbul Kültür Merkezi
Atölye: Açılma Hikâyeleri -2
Moderatör: Sophia Starmack
Birinci kısımda başladığımız açılma hikâyeleri üzerinde çalışmaya devam edeceğiz ve yazma egzersizleri ve beyin fırtınası için bolca zamanımız olacak. Bu bölümde, Onur Haftası sırasında oluşturduğumuz hikâye, şiir ve anıları yayınlamak için bir fanzin oluşturmayı umuyoruz.
Katılımcı sayısı: 15
(Başvuru için: atolye@prideistanbul.org)
Saat: 20.00–21.30
Yer: Rengahenk Sanat Evi
Tiyatro: "Yalnız Kadın"
Sanatçı: Esmeray
Yazan: Franca Rame-Dario Fo
Çeviren: Füsun Demirel
Maria… Kocasının kilit altında tuttuğu, yaşamı dört duvar arasında tutsaklığa dönüştürülmüş yalnız bir kadın. Konuşarak paylaşma olanağını yakaladığı komşusuyla sohbetleri, onu yaşamının gerçeklerini keşfetmeye ittiğinde ne yapacağı bilinmez…
Evlilik, cinsellik, aşk ve delilik üzerine trajikomik bir öykü...
1997 yılında Nobel ödülü kazanan İtalyan oyun yazarı ve oyuncu Dario Fo ve karısı Franca Rame’nin birlikte yazdıkları kadın oyunlarından biri olan “Yalnız Kadın” kendi yaşamından yola çıkarak hazırladığı stand-up gösterisi “Cadının Bohçası”yla travesti dünyasını bilinir kılan Esmeray tarafından yorumlanıyor.
Biletler 10 Lira olup kapıda alınabilir.
23 HAZİRAN ÇARŞAMBA
Saat: 13.00–15.00
Yer: Garajistanbul
Panel: “Farklı Biraradalıklar ve Ütopyalar”
Moderatör: Doğu Durgun
Konuşmacılar: Gülkan (Lilith Kolektifi)
Hilal Demir (Şiddetsiz Aktivist, Heykeltraş)
Erdal Partog (Araştırmacı)
Mehmet Tarhan
Genel toplumsal kabul gören aile kavramı; heteroseksüel bir “kadın” ve bir “erkek” arasındaki tekeşli ilişki ve çocuklar etrafında kurgulanıyor. Bu temel birliktelik modeli; cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, ilişki içindeki insanların sayısı açısından farklılaştığında neler yaşanmakta? Farklı biraradalık biçimleri, “aile”ye ve buradan başlayarak heteronormatif sisteme dair neler söylüyor? Bu soruları deneyimler ve ütopik yazın üzerinden tartışıyoruz.
Saat: 15.30- 17.30
Yer: Garajistanbul
Panel: “Nefret Cinayetleri ve Trans Örgütlenmesi”
Moderatör: Merve Arıkan
Konuşmacılar: Eylül Çevgen(Morel Eskişehir LGBTT Oluşumu)
“Eskişehir Trans Mücadelesi Deneyimleri”
Şevval Kılıç (Kadın Kapısı)
“İstanbul Trans Mücadelesi Deneyimleri”
Selay (Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği)
“Ankara Trans Mücadelesi Deneyimleri”
İzlem Aybastı (Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği)
"İstanbul`da Yaşayan Trans Kadınların Sorunları Alan Araştırması"
Pınar Selek (Sosyolog-Yazar)
“ İstanbul Trans Mücadelesi Deneyimleri: Bir Tanıklık”
Travesti ve transseksüellere dönük işlenen nefret suçlarına karşı yasalarda ve polisin uygulamalarında bir dönüşüm nasıl sağlanabilir? Trans kadınlar ne tip sorunlar yaşıyor? Yaşanan sorunların görünür kılınmasında nasıl bir yol izlenebilir? Trans hareketi bu baskılar karşısında nasıl dayanışıyor ve örgütleniyor?
Saat: 18.00- 20.00
Yer: Garajistanbul
Panel: “Transgender Beden Geçiş Süreci”
Moderatör: Beren
Konuşmacılar: Seven Kaptan (Psikiyatr)
Zerrin Çağatay (Psikiyatr)
Sinem Sinan Göknur
Bireylerin görünümleriyle ilgili tüm memnuniyetsizliklerini( beden, kıyafet vb.) giderme süreçlerini(yeniden yapılandırarak/ değiştirerek/ seçerek/ kimlikleştirerek), kendi "cinsiyet kimliğiyle" var olma durumlarını konuşuyoruz. Peki, bu sürecin tıbbi ve hukuki boyutu Türkiye`de ve dünyada nasıl işliyor? Devlet bu sürece hangi noktada, hangi yasal düzenlemelerle dahil oluyor? "Cinsiyet kimliği”ni, "cinsel yönelim”denbağımsız düşünebiliyor muyuz?
" ... küçük bir çocukken sabah uyandığımda hep bir kız çocuğu olmayı hayal ederdim."
"...ben hala bir kadın bedeninde veya bir erkek bedeninde yaşamıyorum, bir trans olarak, bir trans bedeninde yaşıyorum."
" Evet, biyolojik bir kadın olarak doğdum; ama bedenimle hiç mutlu değildim, ben hep bir erkektim."
" Erkek bedenine hapsolmuş bir kadınım, bedenimden mutsuzum."
"Göğüslerimden rahatsız oluyorum"
" Bazen göğüslerimden rahatsız oluyorum, bazen seviyorum."
“Transseksüellik... Haz duyma olarak cinsiyete kayıtsız kalma şeklidir... Bedenin yazgısı proteze dönüşmek iken... Hepimiz simgesel olarak transseksüeliz.” (Baudrillard, J.)
Her fırsatta homofobi ve transfobi kusan, ayrımcılık yapmayı meziyet bilenlerin beş yıldır kâbusu olan "Hormonlu Domates Homofobi ve Transfobi Ödülleri"nin nu yılki sahipleri 23 Haziran Çarşamba akşamı açıklanıyor.
Yılın homofobikleri ve transfobiklerinin ödüllerine "kavuşacakları” gece saat 21.00`de Garajistanbul`da başlayacak. Törende ayrıca "Kazazedelerin En Yücesi" dans performansı, sürpriz konuklar ve atraksiyonlar sizi bekliyor!
Törene hangi ünlü hangi kıyafetle ve kimle katılacak, ödül alanlar neler diyecek, ödül gecesinde neler olacak? Tüm soruların yanıtı ödül gecesinde...
* "Kazazedelerin En Yücesi", dans performansı
"Tutku her zaman bir bilmecedir, çözülmesi olanaksızdır; ne yazık ki kesin olan bir şey varsa, o da yaşamın en güzel evlatlarını kollayıp gözetmediği, çokluk en seçkin insanların bile, başkaları dururken, kendilerini mahvedecek kişiyi sevmeden duramadıklarıdır." Herman Hesse
24 HAZİRAN PERŞEMBE
Saat: 12.00 – 14.00
Yer: Garajistanbul
Söyleşi: Semra Topal İle Söyleşi
Moderatör: Hande Öğüt (Edebiyat Eleştirmeni )
Konuşmacı: Semra Topal (Yazar)
Bayan Miray`la Ufak Bir Gezinti, Mani, Kürklü Gece, Salta Dur, Gece
Gülüşü ve Kirlihanımlar adlı kitapların yazarı Semra Topal, bizimle
beraber duygularını, düşüncelerini paylaşmak ve yazın hayatındaki
uğrak noktaları üzerine konuşmak için 18. LGBTT Onur Haftası`na konuk
oluyor. Çaydanlıkta Tanık adlı öyküsüyle 1990`da Abdi İpekçi Dostluk
ve Barış Ödülü`nü, 1992`de de `Bayan Mira`yla Ufak Bir Gezinti` adlı
öyküsüyle Varlık dergisinin Yaşar Nabi Nayı